San Diego’nun gezdiğim diğer Amerika şehirlerine göre ayrı bir keyfi, motivasyonu var. Burası uzun süre Meksika toprağı olarak kalmış bir yer olmasına rağmen İspanya esintilerini daha fazla görebileceğiniz bir şehir. San Diego, ABD’nin en büyük deniz üslerinden birine sahip. Dolayısıyla şehirde fazlasıyla askeri personel de var. Şehri gezmek kolay ve özellikle geceleri sahil kıyılarında yürümek gerçekten çok keyifli. Tijuana sınırına çok yakın olduğu için istediğinizde Meksika’ya gidebilmeniz de mümkün.
Bu şehir hem doğal yapısı hem de şehir planlamasıyla Amerika’nın en karakteristik kıyı şehirlerinden. Uzun plajları, güzel falezleri, her daim ılıman havası, kompakt şehir yapısı ve sahilleri ile San Diego doğayla entegre, yatay büyüyen, çok merkezli ve yaşam kalitesi odaklı keyfi yüksek bir şehir. Kaldığım süre boyunca geçirdiğim zamandan zevk aldığım bir yer oldu. San Diego şehir yapısı olarak Los Angeles gibi gösterişli, New York gibi hızlı değil ama rahat, düzenli ve doğal alanları bol olan bir yer.

Buranın NBA liginde takımı henüz yok ama San Diego Padres isimli bir Beyzbol takımı var. Mart sonu ile Ekim başı arasında Petco Park’ta bir maç izlemenizi öneririm. Ben denk gelemedim ama umarım sizin için uygun bir zaman olur.
San Diego, New York gibi 24 saat yaşayan bir şehir değil. Hafta sonu hariç şehirde mekanlar 21:00 gibi (en geç) kapanıyor. Sahil kenarı ise özellikle Pasifik Okyanusu havası nedeniyle gece biraz serin olabilmekte. Burada gezerken sabah erken saatlerde surf yapan insanları görebilmeniz mümkün çünkü surf burada yerleşik bir kültür. Şehir genel olarak güvenli ama gece özellikle ara sokaklara girememekte yine de fayda olduğu görüşündeyim. Daha az turistik ve izole bölgelerden biraz geri durmakta fayda var fakat güvenlik açısından sıkıntı yaşayacağınız bir yer olacağını düşünmüyorum.
Hazırsanız San Diego’yu keşfe çıkalım.
San Diego Nasıl Gezilir?
San Diego için merkezi Gaslamp Quarter alacak şekilde önerim olan ne keyifli rotayı aşağıda bulabilirsiniz. Bu arada bu rotayı erken saatlerde başlayarak iki tam günde çok rahat gezebilirsiniz. Balina Turu veya Meksika’ya geçiş gibi aktiviteleri eklerseniz planı ona göre yapmanız gerekebilir. . Geziyi iki güne böldüm ve listedeki noktaları birbirine olan yakınlıklarına göre sıraladım. Böylece zaman kaybetmeden, daha verimli ve planlı bir şekilde şehri keşfetmek mümkün.
Havalimanı – Gaslamp Quarter Ulaşım
Havalimanından indiğinizde Gaslamp Quarter’e 992 numaralı otobüs ile erişebiliyorsunuz (Bu arada güncel kontrol edin çünkü numaralar değişebilir). Otobüslerde kredi kartı geçerli olması büyük kolaylık ve ücreti 2,5 dolar. Alternatif olarak taksi ya da Uber tercih ederseniz, havalimanından merkeze ulaşım yaklaşık 25–30 dolar tutuyor ancak otobüs hem rahat hem de oldukça ekonomik. Bu arada San Diego gezi için çok kompakt bir şehir. Bundan dolayı otobüse sıklıkla binme ihtiyacı duymayacağınız için ulaşım kartı almanıza da gerek olmaz. Ulaşımda otobüs ve tramvay dışında Uber ve Lyft şehirde çok aktif. Kısa mesafeler genellikler 10-20 dolar arası tutuyor.

San Diego Ne Kadar Sürede Gezilir?
Açıkçası, burada 2 gece 3 gün kalmak şehri keşfetmek için fazlasıyla yeterli. Ben ise programımı biraz daha esnek tutmak istedim ve San Diego’ya toplamda 4 gün ayırdım. Bu süre biraz fazla ama benim zaman bolluğumdan ve buradaki plajları sevdiğimden kaynaklanan bir durum. Gezimdeki son günümü ise tamamen Meksika Tijuana’yı gezmek için boş bıraktım. Eğer sizin Meksika planınız yoksa burası için maksimum 2-3 günlük süre rahatlıkla yeterli olur.
San Diego’da Nerede Kalınır?
Açıkçası burada kalınabilecek birçok yer var ama en tavsiye edebileceğim bölge Gaslamp Quarter çevresi olur. Burayı merkez alarak kalacağınız her yer sizi şehrin tam kalbinde tutacağı için tavsiye ederim. Ayrıca buradan her yere toplu ulaşımda olduğu için ulaşım da bir o kadar rahat. Konaklama için kırmızı ile çizdiğim yerler açıkçası çok ideal ama buranın dışında olan bir yerde de tabii ki kalınabilir.

San Diego’dan Meksikya Tijuana’ya Gidilebilir Mi?
En sonda söyleyeceğim detayı en başta söyleyeyim. Türk vatandaşı olarak Meksika vizeniz olmasa dahi, geçerli bir Amerika vizeniz varsa Meksika’ya giriş yapabiliyorsunuz. Bu yüzden San Diego’ya geldiyseniz, tramvayla San Ysidro’ya gidip buradaki sınırdan Tijuana’ya geçmenizi kesinlikle öneririm. Burası dünyanın en yoğun kara sınırlarından biri ve filmlerden, haberlerden aşina olduğumuz o meşhur sınır çitlerini burada birebir görebilirsiniz.
Yaya geçişi oldukça kolay ve güvenli. Sadece ne olur ne olmaz diye gece saatlerinde gitmemenizi öneririm. Tijuana ise 3-4 saat içinde rahatça gezilebilecek bir şehir. Giriş ve çıkış genel olarak kolay ancak ABD’ye dönüşte ciddi bir sıra olabiliyor. Bu bekleme genelde 45–50 dakika sürüyor. Bu sırada sizi öne geçirmek için ücret talep edenler olabilir, bunlara aldırmamanızı öneririm. Yaklaşık 20 dakika içinde Amerika’dan çıkıp tamamen farklı bir dünyaya geçiyorsunuz. Tijuana’da gezerken ise merkezde kalmanız yeterli olur. San Diego – Tijuana sınırı, sadece bir ülke geçişi değil aynı zamanda iki farklı dünyanın kesiştiği, oldukça yoğun ve çok ilginç bir deneyim sunan keyifli bir keşif noktası.

SAN DİEGO BİRİNCİ GÜN
Aşağıdaki sıralamayı takip ederek konumları birbirine olan yerleri arka arkaya zamandan tasarruf ederek gezebilirsiniz. Aktif haritaya ise buradan erişebilirsiniz.

Gaslamp Quarter
Gaslamp Quarter, San Diego’daki gece hayatının, restoranların ve eğlence kültürünün merkezi. Özellikle hafta sonları oldukça canlı ve kalabalık. Mimari olarak yatay bir yapıya sahip olduğu için yorucu bir şehir hissi yaratmıyor. Ayrıca her şey birbirine çok yakın olduğu için de yürüyerek gezebilmek mümkün. Bölgenin “Gaslamp” adını almasının nedeni ise 1800’lerde sokakların gerçek gaz lambalarıyla aydınlatılması. Burası 19. yüzyılda ise burası kumarhaneler, barlar ve genelevlerle anılan, şehrin en sert bölgelerinden biriymiş. Zamanla büyük bir dönüşüm geçirmiş ve bugün San Diego’nun en popüler ve enerjik noktalarından biri haline gelmiş. Burada bir şekilde (özellikle gece) yolunuz istemeseniz de buraya düşecek.
Hediyelik eşya için de en uygun bölge burası. USS Midway önünde de birçok kiosk’dan ürün alabiliyorsunuz ama Gaslamp’de seçenekler çok daha fazla.

Seaport Village
San Diego liman hattında yer alan Seaport Village, harika sahil yürüyüşleri yapabileceğiniz bir yer. Burada küçük butik dükkanları, kafeler ve restoranlar oldukça fazla ama bildiğiniz AVM mantığından çok uzak. En güzel zamanı ise gün batımı saatleri. Seaport Village, liman boyunca yürüyüş yaparken kısa molalar verebileceğiniz ve şehrin en güzel manzaralarını izleyebileceğiniz çok keyif bir yer. Hem gece hem gündüz gelmenizi öneririm.

USS Midway Müzesi
Bu şehirde görülecek en ilginç şeylerden bir tanesi sanırım USS Midway uçak gemisi. Hayatımda daha önce hiç uçak gemisi görmediğim için benim için oldukça ilginç ve değişik bir deneyimdi. Her şeyden önce öyle yarım saatte gezerim falan derseniz büyük yanılgı olur. Burayı gezmek en azından 3-4 saat sürüyor. Bundan dolayı sabah erken gelmek iyi olabilir. USS Midway 10:00 – 17:00 arasında açık ve saat 16:00’da son giriş yapılıyor. Biletinizi online almanızı öneririm. Ben online olarak almadığım için 40-45 dk bilet sırası bekledim. USS Midway 1945’te, yani II. Dünya Savaşı’nın hemen sonunda hizmete girmiş ve tam 47 yıl aktif görev yapmış bir uçak gemisi. Görev aldığı sürede bu gemide aynı anda 4.500 kişi görev yapıyormuş. Ne kadar büyük olabileceğini buradan bir düşünün. Geminin toplam uzunluğu 305 metre yani yaklaşık üç futbol sahası uzunluğunda. Gemiyi gezerken eskiden görev yapmış veteran askerleri de göreceksiniz. Hatta bu askerler çoğu noktada uçaklar ve gemi hakkında kısa bilgilendirmeler de yapıyor. Müzeye giriş ücreti online olarak 39 dolar, kapıda ise 41 dolar. USS Midway‘i görmenizi kesinlikle öneririm.

Geminin hemen önündeki alanda da öpüşen çift heykeli oldukça meşhur. Bu heykel, 1945’te II. Dünya Savaşı’nın bitişi sırasında New York Times Meydanı’nda Alfred Eisenstaedt tarafından 14 Ağustos 1945’te çekilen çok ünlü bir fotoğrafı anlatıyor. Anlamı ise savaşın bitişi ve bununla birlikte gelen coşkuyu, rahatlamayı temsil etmesi. Hemen bu heykelin civarında bulunan mekanlar ise bana sorarsanız bir gezgin için biraz fazla şehir ruhundan yoksun ve lüks.

Little Italy
Burası İtalyan kültürü ile bezenen ve şehrin en kalabalık yerlerinden bir tanesi. Eskiden bu bölgede balıkçılar ve İtalyan göçmenlerin yaşarmış. Şimdi ise şehrin en popüler yeme-içme noktalarından biri haline gelmiş. Sokak boyunca uzanan restoranlar, kafeler ve şık barlar özellikle akşam saatlerinde oldukça hareketli bir yer. En güzel detayı ise her cumartesi farmers market isimli yerel ürünleri deneyimleyebileceğiniz bir Pazar kuruluyor. Ona denk gelmek güzel olur ama onun dışında görülmese de bir şey kaybetmeyeceğiniz bir yer.

Balboa Park (Kültürel Ekosistem)
San Diego’da park olarak en keyif alacağınız yer tartışmasız olarak Balboa Park olur derim. Bu park Central Park’tan yaklaşık yüzde 40 daha büyük. O yüzden aklınızda küçük bir yer canlanmasın zira toplam alan yaklaşık 4.9 km². Bu parkın içerisinde tam olarak 15’ten fazla müze var. Dünyaca ünlü San Diego Zoo bu parkın içinde. Burası aslında 1915’te düzenlenen Panama – California Exposition için yapılmış çok büyük bir yaşam ve kültür ekosistemi. Daha sonra çok beğenilmesinden dolayı da kalıcı olmuş. İçeride gezerken en dikkatimi çeken detay ise İspanyol mimarisinin yaygın olmasıydı. Araştırdığım kadarıyla da bu detay özellikle seçilmiş. Buranın her yerini bir günde gezmek zor olabilir ama belirli yerleri için birkaç saat ayırmak yeterli olur. İçeride fazlasıyla cafe vb. alanlarda olduğu için istediğiniz gibi dinlenebileceğiniz yerler de oldukça fazla. Üstelik ücretsiz konserlere denk gelebilmeniz de bir o kadar olası.

Old Town – (Meksika Ruhu)
Old Town bölgesi aslında Meksika ruhunu deneyimleyebileceğiniz bir kısım. Renkli sokakları, adobe tarzı tarihi yapıları ve canlı atmosferi var. Burada Kaliforniya’nın ilk dönemlerine ait yaşamı yansıtan müzeler ve dükkanlarla oldukça fazla. En bilineni ise 1857’de inşa edilen Whaley House Museum. Whaley House, geçmişteki trajediler ve yerel efsaneler nedeniyle “Amerika’nın en perili evi” olarak adlandırılıyor. Eğer vaktiniz kısıtlı ise Little Italy’den ziyade kesinlikle Old Town’u görmenizi tavsiye ederim.
La Jolla Koyu (Denizaslanları Gözlemi)
San Diego’nun en etkileyici koylarından biri neresi derseniz doğrudan cevabım La Jolla olur. Bunun en temel sebebi ise burası aslında doğanın tüm detaylarını, deniz aslanlarını, fokları, pelikanları, bazı dönemler yunusları, garibaldi balıklarını görebileceğiniz bir alan. Bazı bölümlerde deniz aslanlarının gerçek yaşam alanlarına şahit olum o dünyada onlara o kadar yaklaşıyorsunuz ki, bu deneyimi ücretsiz ve doğal bir şekilde bu seviyede yapabilmek mümkün değil. Deniz aslanları ve foklar burada oldukça fazla. La Jolla koyu Kaliforniya kıyılarında yüzme ve şnorkelle dalış yapılabilecek en iyi noktalardan biri olarak kabul ediliyor. İmkan olursa ise gün batımına doğru gelirseniz alacağınız zevk ikiye katlanır ama aşırı kalabalık oluyor, onu göze alın derim. Turkuaz su ve altın tonlara dönüşürken falezlerin siluetleri acayip keyifli bir atmosfer yaratıyor. Bu bölgede birçok restoranda yer aldığı için akşam yemeğinizi bu bölgede yiyebilirsiniz. La Jolla Koyu’nu en özel yapan şey ise hem doğallığını koruması hem de şehirle iç içe geçen yaşamı.
Burada denizaslanlarını görmek için plaja girdiğinizde ise en dikkat etmeniz gereken şey dalgaların aniden ve hızlı şekilde geliyor olması. Dikkatli olmazsanız ayakkabınızın veya kıyafetinizin ıslanması mümkün. Bundan dolayı plaja mutlaka ayakkabılarınızı çıkarıp inin derim.

SAN DİEGO İKİNCİ GÜN
İkinci gün ilk işiniz balina turu olsun derim. Sonrasında ise ister Meksika’ya geçebilir isterseniz Coronado Adası’na gidebilirsiniz. Bana sorarsanız ise kesinlikle Meksika Tijuana’ya geçin derim. Hem yeni bir kültür hem yeni bir ülke hem sınırdan yürüyerek geçiş deneyimi.
Balina Turu (Sabah)
San Diego’nun en popüler aktivitelerinden bir tanesi meşhur balina turları. Hayatımda ilk defa balina turuna burada çıktım ve inanılmaz heyecanlıydı. Balina turu yaklaşık 3-4 saat arası sürüyor ve fiyatı yaklaşık 60 dolar. Fiyatı ne olursa olsun her türlü değer görüşündeyim. Balina görülmesi yüzde 100 garanti edilmiyor fakat bir şekilde radarlardan balinalar takip edildiği için ihtimal oldukça yüksek. Sadece balina turunda bazen dalgalarla mücadele etmek gerekebildiği için bu bölümler biraz sıkıntılı olabilir. Önerim ise balina turu yapacağınız sabah yoğun ve yağlı kahvaltı yapmamanız. Bu arada gemi içerisinde sipariş de verebiliyorsunuz. Balina turu için farklı şirketler mevcut. Gün içerisinde 09:30’da ve 13:30’da başlayan iki tur alternatifleri var.
Aralık ortasından Nisan ayına kadar, Alaska’dan Baja’ya geri dönüş yolunda olan 20.000’den fazla gri balina San Diego kıyılarından birkaç mil uzaktan geçtiği için bu dönemler balina turu için oldukça ideal. Bu arada tur olarak Flagship’i öneririm. Birçok fazla balina turu şirketi var ama Flagship’te tura çıkarsanız ve balina görmezseniz bir sonraki gezi ücretsiz oluyor ve bunun son kullanma tarihi yok. Bu arada gerçek balina görme durumu bence notlar oluyormuş. Yani büyük gemilerin yanlarına yanaşmaları (en azından Instagram videolarından gördüğümüz gibi) çok mümkün değilmiş. Bunu da tecrübe ederek öğrendim. Balina turunun ücreti ise internetten alırsanız 58 dolar. Buraya gelmişken vaktiniz olursa kesinlikle deneyin derim.

Coronado Adası
Burası San Diego’nun hemen karşısında yer almasına rağmen şehirden tamamen farklı bir ruha sahip. Her şeyden önce daha sakin ve estetik bir atmosferi var. Özellikle plajı oldukça temiz ve güzel bir atmosfere sahip. Hotel del Coronado buranın en bilinen yapısı. 1888 yılında yapılmış ve birçok filme, diziye veya ünlüye ev sahipliği yaptığı için de oldukça popüler. Coronado’ya Tijuana dönüşü giderseniz gün batımına da denk gelebilir ve daha çok keyfine varabilirsiniz. San Diego’nun kalabalığından uzaklaşıp daha sakin ve huzurlu bir yer isterseniz buraya uğrayın derim. Ulaşım için ise Gaslamp’den Uber veya taksi ile 15 dakika civarında sürüyor ve ücreti 20-25 dolar arası. Broadway Pier veya Convention Center Ferry Landing’den feribot’a binerek de geçmek mümkün. 15 dakika sürüyor ve 10 dolar ücreti var. En ucuz ulaşım ise otobüs ve 40 dakika civarı sürüyor. Ücreti ise 2.5 dolar.

San Diego’da Ne Yenir?
Hodad’s (Efsane Hamburger)
San Diego’nun en ikonik burgercilerinden biri ama benim son yıllarda yediğim en iyi hamburgerin adresi. Özellikle hamburgeri Amerikan tarzı. Atmosfer oldukça samimi ve keyifli. Gaslamp’den bir 15-20 dakika yürümek gerekiyor ama her türlü değer. Çok abartmış da olmayayım ama orijinal, gerçek bir Amerikan hamburgerini burada yiyebilirsiniz.

Tacos El Gordo (Harika Taco)
Gaslamp’de yer aldığı için gün içerisindeki planlarınıza dahil edebilirsiniz. Geceleri sıra oluyor ama bir not ekleyeyim. Eğer domuz eti yemeyecekseniz o sırayı beklemenize gerek yok çünkü sıra genellikle domuz eti bekleyenlerden oluşuyor. Uygun fiyatlı, hızlı ve gerçek Meksika lezzetini yiyebileceğiniz bir adres.



Bir yanıt yazın