Mikro Sahiplik Dönemine ‘Merhaba’

Yavaş yavaş alışılagelmiş makro sahiplik evreninden, mikro sahiplik dönemine doğru geçiş halindeyiz. Bu, henüz ara dönem olarak adlandırabileceğimiz bir adaptasyon süreci. Azaltarak çoğaltma anlayışının günden güne oturduğu minimalist düzende, sahipliğin mikro boyutlarına yeni yeni ısınıyoruz. Sahipliğin yeniden dizayn edildiği ve anlamlandırıldığı bu süreç şimdilik sakin biçimde devam ilerlemesine karşın yakın gelecekte eksponansiyel bir büyümeye de hazır olmak gerek.

Mikro sahiplikleri biçimlendirecek kitleler (Alfa ve Z kuşağı) henüz sosyal ve ekonomik açıdan tam anlamıyla özgürlüklerini kazanabilmiş değil. Bundan dolayı hem zihinsel hem de eylemsel düzlemdeki adaptasyon için biraz daha zamana ihtiyaç var. Her ne kadar Web 3.0 döneminin en önemli tetikleyicisi olan kripto paralara giderek alışsak dahi şu an henüz MetaMask gibi kripto para cüzdanlarının kullanımı çok yaygın değil. Bu cüzdanlar mikro sahiplik evreninde var olabilmek adına önemli ve gerekli araçların başında geliyor.

Alışılagelen sahiplik paradigmaları yakın zamanda işlevsiz kalma riski ile karşı karşıya. Tüketicilerin göçebe yaşamaya başladığı, yüksek terk etme eğilimine girdiği bir düzende sahiplik modelleri de yeni boyutlar kazanmaya başladı. Bu yeni anlayışta erişime mikro sahiplik anlayışı kadar erişime dayalı ekonomi de hızla yükseliyor, gelişiyor.

Markalar da günden güne ürün portföylerini mikro sahipliğe uygun biçimde hizalamaya devam ediyor. Mülkiyet devrinin gerçekleşmediği işlemler olarak tanımlanan erişime dayalı tüketim, sosyal yaşamla da giderek entegre olmaya başladı. Tam da bu noktada işin içerisine paylaşım ekonomisi dahil oluyor ve klasik sahip olma anlayışına yepyeni bir boyut kazandırıyor. Bu arada paylaşım ekonomisinin 2025 yılına kadar 335 milyar dolarlık pazar hacmine ulaşması ve bu pazarın her yıl %32 büyümesi öngörülüyor.

Web 3.0 ile birlikte normal şartlarda büyük ücretler ödeyerek dahi sahip olunamayacak bir sanat eserinin dijital kopyasına küçük ücretler ödeyerek sahip olabilmek artık mümkün kılınıyor. Toplumsal algı ve zihinsel değişim bu konuda henüz olgunlaşmadığı için bu detayların anlamlılık boyutu da şu an için düşük seviyelerde. Yani, sanat eserinin dijitaline sahip olmak henüz makro sahiplik dönemindeki kadar net ve keskin bir anlam ifade etmeyebilir.

Ama şimdilik…

Şu an bir teknolojinin kısa vadedeki etkisini abartma, uzun vadedeki etkisini ise hafife alma eğilimindeyiz. Amara Yasası olarak ifade edilen bu durum, teknoloji düzlemindeki birçok konuya önyargılı yaklaşılmasının en temel nedenlerinden. Mikro sahiplik modelinin değer ve anlam boyutu X ve Y jenerasyonlarında düşük seyrederken, Z ve alfa jenerasyonlarında ise bir o kadar yüksek konumda. Toplumlar, kültürler ve sistemlerde tam bu noktada ciddi bir sıkışmışlığın arasında kalma riski ile karşı karşıya. Bu karmaşadan çıkabilmek adına Amara Yasası gibi durumlara karşı farkındalık seviyesinin yüksek olabilmesi gerekiyor.

Belki de insanlık tarihin en etkili nesil değişiminin eşiğindeyiz. Şu an ekonomik, politik ve kültürel güç anlamda X ve Y jenerasyonun baskın durumda fakat Z ve alfa jenerasyonu kısa süre içerisinde güç dengesini ciddi anlamda değiştirecek. Doğduğundan beri modern teknoloji erişimine sahip bu iki nesil, kararlarında daha pragmatik, daha sınır koyucu, daha çeşitli, daha bağlantılı, daha gerçekçi ve daha para odaklı olduğunu da unutmamak gerek.

Anlayış ve sistem açısından dönüşüm ekseninde, sahiplik evreninde de makro boyuttan mikro boyuta geçiş hızlanacak. İnsanoğlun bugüne kadar sahiplik tanımlamasında yer alan hacimsellik veya kütlesellik, algısı değişecek. Mikro sahiplikler ekseninde dijital sahiplikler yeni ve ilginç paradoksları hayatımıza sokacak. Sahipliğin değişen yapısı kim ne derse desin tüketiciye gerçek bir özerklik alanı da yaratacak. Markaların bu dünyada daha fazla adapte olmasıyla birlikte sadece tüketme biçimi değil aynı zamanda değer ve anlam algısı da değişecek.

Örneğin, lüks otomobil markası BMW mikro sahipliklere en hızlı uyum sağlayan markalardan bir tanesi. Marka yakın dönemde dijital aboneliklerini hayata geçirdi. BMW dijital uygulamasından ısıtmalı direksiyon hizmetini 10 dolara, uzun far yardımı 8,5 dolara satın alınabiliyor. Bunun için hiçbir yere gitmeye ve araca ekstra parça eklenmesine gerek yok. İstediğiniz zamanda bu özelliği kullanmaya bırakabilme imkanına sahipsiniz.

Mikro sahiplikler dönemi Web 3.0 entegrasyonları ile hızlı bir ivme kazanacak. Şu an toplumsal ve teknolojik adaptasyon, bu konuda biraz yavaş ilerliyor fakat 2030-2032 arası bu açıdan büyük kırılmanın beklendiği dönemler. ,

Evren büyüyor ama sahiplikler küçülüyor. Kim bilir giderek küçülen sahiplik anlayışı belki de devasallığa sahip olmanın ekseriyetinde insanı olması gerekene döndürüyordur. Değer zinciri anlayışında yeni bakış açılarına hazır olmakta fayda var.

Bu arada mikro sahipliğin en riskli kısımlarından bir tanesi ise uyaranın sunulduğu an “düşük maliyetli” veya “küçük” algılanması, görülmesi. Üzgünüm ama bu durum yakın gelecekte yeni psikolojik savaşların da habercisi. 😊

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir