Starbucks Sadakatinin Arkasında Yatan Büyük Gelir

Kahve kültürü çok eski yıllardan hayatımıza girmiş olmasının yanında bugün dünya genelinde petrolden sonra gelişmekte olan ülkeler için en değerli ihraç ürünü. Bu kültür üzerinden birçok farklı hikâye ve deneyim ortaya çıkmasına karşın yaklaşık elli yıl önce kurulan bir marka kahveye dair hem tüketim hem de üretim ekosistemi kökten değiştirme başarısı gösterdi.

Evet, konumuz Starbucks ama başka bir yönüyle!

Starbucks hikayesi 1971 yılında Pike Place Market’in Arnavut kaldırımlı sokağında başlıyor. Bu büyük kahve zinciri 6.500 dolara (Neredeyse 5.000 doları kredi çekilerek) Jerry Baldwin, Gordon Bowker ve Zev Siegel tarafından Amerika’da kuruldu. Kurucuları ‘Peet’s Coffee and Tea’ mağazasını satın almasından sonra markayı 1982 yılında Howard Schultz’a tamamen devretti. O günden sonra Schultz’ın bakış açısı ve yönetimsel adımlarıyla Starbucks başka bir yöne evirildi ve tüketim deneyimi açısından yepyeni bir dönem başladı.

Howard Schultz öncülüğünde hayata geçirilen tüketici odaklı yaklaşımlar ile daima örnek gösterilen Starbucks’ın bugün dünya genelinde 34.000’e yakın mağazası bulunuyor.

Her ne kadar Covid dönemindeki gelirleri standart bir düşme gösterse de Starbucks 2021 yılını 25 Milyar dolara yakın bir gelir ile kapattı. Tüm bunların arkasında sadık müşteri kitlesi, özgün müşteri deneyimi gibi detaylar yer almasına karşın Starbucks müşteri sadakatini çok akıllı bir biçimde kullanarak alternatif gelir modelleri oluşturma konusunda da oldukça başarılı.

Starbucks’ın mobil müşterilerinden daha fazla değer elde etmek için kullandığı benzersiz bir strateji söz konusu. Bu yazıda bunun detayına eğileceğiz.

Bugün benimde kullanıcısı olduğum Starbucks mobil uygulaması marka için adeta faizsiz bir kredi aracına dönüşmüş durumda. Mağazaya gitmeden önce bu uygulamaya yüklediğimiz ve hangi zaman diliminde kullanacağımız belli olmayan bakiyeler marka tarafında çok kritik bir gelir aracı oluşturuyor.

Mobil uygulama üzerinden yapılan alışverişlerde sağlanan avantajlar ve yıldız kazan gibi uygulamalar da uygulamayı teşvik etmek için kullanılan itici güçlerden. Uygulama üzerinden kazandığınız yıldızları daha sonra ücretsiz içecekler almak için kullanabiliyorsunuz. İlginç gelebilir fakat bu durum birçok kullanıcı için kendi aralarında bir hedefe de dönüşmüş durumda.

Starbucks hayata geçirdiği uygulaması sayesinde kendisine güçlü bir alternatif gelir modeli yaratmış. Bir anlamda Starbucks müşterilerinden çok anlamlı ve akıllı bir borç alma yoluna gitmiş de denilebilir.

Yatırımcı Neil Patel bu konuyla ilgili çok ilginç bir noktaya dikkat çekiyor. The Motley Fool’un bir makalesinde Starbucks müşterilerinin ön ödemeli bakiyelerinin (dijital veya fiziksel hediye kartlarında bulunan kullanılmayan hesap bakiyeleri) 1,4 milyar doların biraz üzerinde olduğunun altını çizdi.

Düşünebiliyor musunuz tam olarak kullanılmayan 1,4 Milyar dolarlık kullanılmayan bakiye!

Patel konuyla ilgili detayda şöyle diyor;

Starbucks, mobil uygulama sayesinde şirketin toplam yükümlülüklerinin yaklaşık olarak %4’üne denk gelen faizsiz bir kredi limitine erişim kazanmış durumda. Geleneksel bir banka, müşteri mevduatlarını kullanarak gerçekleştirebileceği eylemler konusunda ciddi şekilde kısıtlanmışken, Starbucks kendisine çok daha fazla hareket alanı yaratmış. Starbucks bu çalışma sayesinde şirketin serbest nakit akışını da arttırıyor ve geliştirebiliyor.

Patel konuya şöyle devam ediyor;

Starbucks, uygulamasında var olan bakiyelerin son kullanma tarihi olmadığı ve mevcut bakiyelerinin ne kadarının kullanılmayacağını belirlemek için geçmiş verileri kullanıyor. Şirket bunu ‘Kırılma’ olarak adlandırıyor. Yukarıda bahsettiğimiz rakamın yaklaşık %10’u Starbucks’ın faiz kazancı olarak dönüşüyor.

Yani tam olarak 140 Milyon dolarlık ek bir gelirden bahsediyoruz ve sadece bir yıllık.

Starbucks’ın mobil uygulamasını kullanarak yürüttüğü sadakat programı bir anlamda şirketin önemli bir kazanç noktası haline gelmiş. Bugün uygulamayı kullanırken 100 TL yüklediğinizi farz edin. Genellikle bakiye 10 TL veya 20 TL’nin altına gelince müşteriler yeni bakiye yükleme eğilimine giriyor. Uygulamadaki bakiye belirli bir seviyenin altına hiç inmiyor. İşte bu sistem Starbucks’a hiçbir şey yapmadan önemli bir faiz getirisi sağlıyor.

Gerçekten inanılmaz!

Starbucks oluşturduğu müşteri deneyimi ve sadakatini şirketine nakit akışı sağlamak ve ek gelir üretmek üzerine oldukça başarılı bir şekilde kullanıyor. Sanırım ki konuya sadece bir kahve zinciri, mağaza deneyimi veya bardak üzerine yazılan isimden ibaret stratejiler ile bakmamak önemli.

Bugün birçok markanın tüketici sadakati olmasının yanında sadakati doğal bir şekilde böylesine ek gelir haline dönüştürebilmiş marka sayısı bir o kadar az. Üstelik bu detayı birçok kişi biliyor ve markaya olan bağını herhangi bir şekilde koparmadan aynı şekilde devam ediyor.

Bu arada uygulama kullanıcısının her geçen gün arttığını ve günlük kullanım işlemlerinin büyüdüğünün de altınız çizelim. ABD’de en çok mobil ödeme kullanıcısına sahip olan şirketler arasında ikinci sırada yer alması sanırım gelecek hakkında da önemli detayları ortaya koymakta.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.