Fiyat Arttıkça Neden Daha Çok Satın Alırız?

Neden bir ürünün fiyatı arttıkça daha çok satın alma eğiliminde oluruz?

Bu yazıda bahsedeceğimiz detaylar bu konuya bir nebze olsun ışık tutacak ve nedenleri anlamamızı sağlayacak nitelikte.

Kararlarımız ve tercihlerimiz hem sosyal hem de dış faktörlerin etkisi ve yönlendirmesi altında gelişir ve filizlenir. Her ne kadar kontrolün kendimizde olduğunu düşünsek dahi hayatımızdaki süreçler veya detaylar tam olarak o şekilde gelişmez ve ilerlemez. Dış faktörlerin etkisi davranışlarımızı ve yönelimlerimizi direkt olarak etkileme gücüne de sahiptir. Her ne kadar fiyat arttıkça talep azalır şeklinde var olan bir iktisat teorisi olsa dahi bugün konuya biraz daha farklı açıdan bakacağız.

Marketten aldığınız bir ürün fiyatının ertesi gün yüzde 50 zamlandığını düşünün. Bu durumda yine de o üründen almaya devam eder misiniz? Peki,  lüks bir ürünün fiyatı azaldıkça o ürüne olan talebin düşmesine ne dersiniz?

Her iki durumda da etkisi olan fiyat artışı, tüketimi iki farklı şekilde etkileyebilir bir faktör konumunda yer alıyor.  

Evet, sorularımız oldukça kadar basit 🙂 Hazırsanız konunun biraz detayına inelim.

1800’ün sonlarında İngiliz ekonomist Alfred Marshall tarafından ortaya koyulan, arz ve talep arasındaki karşılıklı dengeye dayanan ekonomi modeli, bir üründe fiyat arttıkça talebin düşeceğini, fiyatın azaldıkça ise talebin artacağı üzerine kuruluydu. Bu teori genel olarak kabul görmesine karşın, 19. Yüzyılda İktisatçı Sir Robert Giffen bu durumun tam tersi bir durumu ortaya koydu.

Giffen Paradoksu olarak adlandırılan bu durum, Marshall kanununun tersine fiyat arttıkça talebinde artacağını söylemekteydi. Bu gerçekten mümkün olabilir miydi? Eğer mümkünse hangi şart ve koşullarda geçerliliği vardı?

Giffen tarafından ortaya atılan bu durumun dayanağı 19. Yüzyılda İrlanda’da ortaya çıkan patates kıtlığına dayanıyor. O dönem var olan patates kıtlığından dolayı patates fiyatların arttığı fakat patatese olan talebin düşmediğini gözlemleyen Robert Giffen, bu konu üzerine derin bir araştırmaya giriyor.

Giffen tarafından yapılan analizler ve araştırmalar neticesinde fiyat arttıkça bazı ürünlerde talebin arttığı sonucu ortaya çıkıyor. Bu artıştaki kritik nokta ise etkinin düşük gelirli ürünler üzerinde gerçekleşmesi. 19. Yüzyılda İngiliz işçi kesiminin gelir seviyesi çok düşük olduğu için patates, ekmek gibi ürünler bu sınıfın ana tüketim grubunda yer alıyordu. Et gibi ürünlerde ortaya çıkan fiyat artışından dolayı işçiler beslenmeleri için daha fazla patates, ekmek gibi düşük bütçeleri ürünlere yönelmekteydi.

O günden sonra fiyatı arttığında talebi artan ürünlere ‘Giffen Malları’ adı verilmeye başlandı.

GİFFEN MALI NEDİR?

Statüsü ve fiyatı düşük, ikamesi zor ve günlük tüketimde sıklıkla yer alan ürünler Giffen Malı olarak adlandırılmakta. Giffen mallarına yönelik en bilinen örnekler ise patates, tuz, ekmek, pirinç gibi ürünler. Buradaki kritik nokta ise ürünleri alacak kişilerin gelir seviyelerin de düşük olması.

Örneğin et fiyatlarında ortaya çıkan artıştan dolayı et ürünlerine olan talep düşerken, ekmek veya patates gibi ürünlerde fiyat artışı olmasına rağmen bu ürünlere olan talepleri genellikle artar. Bunun en temel nedeni et alamayan kişilerin temel gıda ürünlerine yönlenmesinden kaynaklı olmasıdır. Tüketim alışkanlıkların değişmesinden dolayı da arz ve talep dengesinde de çeşitli farklılıklar kendini gösterir.

Bu paradoksa küçük bir örnek vermek gerekirse durumu tam olarak şöyle açıklayabiliriz. Enflasyon veya herhangi bir başka etkiden dolayı piyasadaki ürünlere zam geldiğini düşünelim. Zamlardan sonra ekmeğin fiyatının 1 TL’den 2 TL’ye arttığını ama diğer tüketim ürünlerinde de benzer artışta zam olduğunu farz edelim. Düşük gelirli bir ailenin beslenme ihtiyacını düşündüğümüzde ise zam öncesi 500 TL’ye alabileceği ürün toplamı ile zam sonrası alabileceği ürün toplamı arasında fark olacaktır. İşte bu farklı kapatmak adına da kişilerin daha fazla ekmek talebi ortaya çıkacaktır.

Giffen Paradoksundan bahsetmişken benzer bir yaklaşım olan Veblen Etkisinde de bahsetmek gerek. Buradaki durum ise Giffen’a göre biraz daha farklı.

VEBLEN MALLARI NEDİR?

Veblen Malları, Giffen Mallarının tam tersine yüksek kalitede olan ve fiyat yükseldikçe kalitenin de yükseleceği algısından ileri gelen lüks tüketime yönelik ürünleri ifade eder. Bu ürünlerdeki en kritik nokta ise cazibe ve statü seviyesinin yüksek olması. Şaraplar, lüks otomobiller, mücevheratlar veya sanat eserleri Veblen Malları içerisinde değerlendirilebilir.

İlginç nokta ise Veblen mallarında fiyat düştükçe satış rakamlarının da düşmesidir çünkü fiyat bu ürünlerde gizli bir motivasyon ve seviye belirleyici etken konumundadır.

Bir sanat eseri fiyatının 20 dolar olması ile 2.000 dolar olması arasındaki en büyük fark fiyattan ileri gelen bir algı ve yorum seviyesidir. Her iki ürünün içeriği aynı olmasına karşın zihinde pahalı olan ürüne bazı değerler atfederiz. İşte bu değerler algı dediğimiz bütünü ortaya çıkarır ve ödediğimiz fiyatı bize anlamlı bir şekilde gösterir.

Aslına bakılırsa her iki konu direkt olarak tüketim psikolojisi ile direkt olarak ilgili. Yaşamın içerisinde çeşitli şekillerde var olan bu psikolojik etkiler satın alma alışkanlıklarımızı da yönlendirir ve biçimlendirir durumda.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.